| Endoskopik Cerrahi > Laparoskopi |

Laparoskopi

Laparoskopi küçük bir delikten yapılan büyük bir ameliyattır.

                                                                                 Victor Gomel

Laparoskopi nedir?

Laparoskopi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesi prensibine dayanan bir ameliyattır. Laparoskopi hem tanı amaçlı hem de tedavi amaçlı kullanılan bir işlemdir. Halk arasında kansız ya da bıçaksız ameliyat olarak da bilinir. Son  50 yılda laparoskopi , jinekolojik uygulamalarda tanısal bir cerrahi işlemden ,kanser ameliyatları gibi en komplike cerrahi işlemlerin dahi yapılabildiği bir prosedür haline gelmiştir.

Laparoskopi nedir?

Nasıl yapılır?

Göbek içinden 1 cm’ lik kesi yapılarak bir iğne yardımıyla karın boşluğu karbon dioksit (CO2) gazı verilerek şişirilir. Ardından göbekten girilerek karın içerisine bir optik tüp (laparoskop) yerleştirilir. Bu optik sistem, bir video-kamera sistemine bağlanır ve karın içindeki görüntü monitör ekranına yansıtılır. Daha sonra kasık bölgelerine birer adet 0.5 cm’lik iki-üç delik açılır. Bu delikler operasyonun gerçekleştirilmesinde kullanılacak aletlerin sokulması için kullanılmaktadır.

Hasta ameliyat olacağı gün sabah hastaneye gelir ve anestezi uygulanarak ameliyathaneye alınır. Ameliyat başlamadan en az 6 saat önce beslenme kesilmelidir. Ameliyat süresi yapılacak işleme göre değişir. Laparoskopi tanı amacıyla yapılıyorsa genellkle yarım saat kadar sürerken, rahim alınması ameliyatı cerrahın tecrübesine ve hastaya bağlı olarak 1-2 saat kadar sürebilir.Ameliyat bittikten sonra hasta tamamen anestezinin etkisinden çıkana kadar ameliyathanede gözlem altında tutulur

Ameliyattan sonraki birkaç gün boyunca   yorgunluk ve rahatsızlık hissi  olabilir. Karın ve göbek bölgesinden kesi yapılan kısımlarda ağrı olabilir. Genel anestezi uygulandığında, nefes almaya yardımcı olmak için boğaza bir tüp yerleştirilmektedir, buna bağlı olarak boğaz bölgesinde birkaç gün  rahatsızlık hissi olabilir.  Karın boşluğunun CO2 gazı ile şişirilmesi nedeniyle diafragma  irritasyonu olabilir ve buna bağlı olarak hafif bir omuz ağrısı hissedilir. Bu durum genellikle ameliyat sonraki birkaç saat içinde  kendiliğinden azalır ,  nadiren iki güne kadar uzayabilir. Eğer ağrı ve bulantı düzelmezse veya kötüleşirse mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

Laparoskopinin avantajları nelerdir?

Ameliyatlar karın açılmadan gerçekleştirilmektedir. Ciltte geniş ameliyat izi olmaz. Göbek içinden ve kasık bölgesinde açılan 3 küçük delikten bütün işlemler yapılmaktadır. Ciltte estetik açıdan rahatsız eden iz bırakmaz.

Laparoskopi ameliyatları mikro-cerrahi prensipleriyle yapıldığından, karın içerisinde ve ameliyat alanlarında minimal hasar meydana gelmekte ve iyileşme daha kolay ve çabuk olmaktadır.

Laparoskopi sonrası karın içerisinde operasyona bağlı yapışıklıklar daha az olmaktadır. Açık ameliyatlarda daha fazla yapışıklık meydana geldiğinden, özellikle çocuk sahibi olmayı düşünen anne adaylarına, genç ve bekar hastalara  öncelikli olarak laparoskopi önerilmelidir. Bazen açık ameliyat sonrası tüplerde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak tıkanıklıklar meydana gelmektedir.

Karın içinde gözlenmesi en zor bölgeler laparoskopi yöntemiyle daha yakından  görülebildiğinden ve daha büyük görüntüleme elde edilebildiğinden tedavi imkanı ve başarısı artmaktadır.

Laparoskopik ameliyatlar sonrası hastanın ağrı şikayeti daha az olduğundan hastanın genel durumu daha iyi olmaktadır. Ağrı kesici kullanma ihtiyacı da açık ameliyatlara göre daha azdır.

Laparoskopik ameliyatlar sonrası hastanede kalış süresi daha kısadır. Çoğunlukla aynı gün veya ertesi gün taburcu olunmaktadır. Hastanın ayağa kalkma ve normal fiziksel aktivitesine kavuşması daha kolay ve hızlı olmaktadır. Karın duvarı açılmadığı için hasta daha çabuk iyileşir.

Hastanın işine yeniden dönebilme süresi cok daha kısadır

Laparoskopi hangi durumlarda uygulanabilir?

Deneyimli ekipler tarafından uygulandığında kadın hastalıklarındaki ameliyatların % 95'i endoskopi tekniği ile yapılabilmektedir.Laparoskopi, jinekolojide pek çok farklı amaçla yapılabilir. Hatta kanser ameliyatları da dahil olmak üzere her türlü jinekolojik cerrahi girişimi yapma olanağı vardır.

Laparoskopi hangi durumlarda uygulanabilir?

Tanısal Laparoskopi (Teşhis için)

1- Kısırlık sebeplerinin araştırılması

2- Kronik pelvik ağrı

3- Akut  karın olguları

4- Şiddetli pelvik enfeksiyonların tanısı

5- Endometriosis tanısı

6- Karın içindeki kitlelerin ayırıcı tanısı

7- Doğumsal anomalilerin tanısı

8-Diğer endoskopik girişimler ile birlikte  girişimler(örn. histeroskopi ile birlikte rahimdeki perde ameliyatları)

Tanısal Laparoskopi </strong>(Teşhis için)

Operatif Laparoskopi (Tedavi için)

1-  Kısırlık tedavisinde kullanıldığı durumlar

a- Batın içi girişimler (yapışıklık açılması,endometriosis hastalığı cerrahisi)

b- Tüp  cerrahisi (tubal tıkanıklıkların açılması, bağlanmış tüplerin yeniden açılması)

c- Yumurtalık cerrahisi  ( polikistik yumurtalıklara delik açma, çukulata kistleri ,over kistlerine boşaltılması ve kist kapsülünün çıkarılması)

d- Rahim cerrahisi ( myomların çıkarılması ve myomların yakılması(myoliziz))

2- Jinekolojide kullanıldığı durumlar

a- Karın içi girişimler (yapışıklık açılması,karın içi kanama, karın içi yabancı cisimlerin çıkarılması (spiral gibi), pelvik ağrı cerrahisi, endometriosis cerrahisi)

b- Tubal cerrahi  (dış gebelikler, tüplerin bağlanması)

c- Yumurtalık cerrahisi (yumurtalıkların dönmesi, yumurtalık kistlerine kist kapsülünün çıkarılması, tüp ve yumurtalık absesi)  

d- Rahim cerrahisi ( myomların çıkarılması, rahim alınma ameliyatı )

e- Pelvik taban cerrahisi (rahim sarkması operasyonları)

3-Kanser ameliyatlarının bir çoğu, lenf çıkarılma işlemleri  

4- Ürojinekolojik işlemler (İdrar kaçırma ameliyatları)

Hangi durumlarda uygulanmamalıdır?

Laparoskopide kontrendikasyon (uygulanmama durumları) konusu tartışmalıdır. Daha önceleri gebelik, bağırsak tıkanıklığı, rüptüre dış gebelik, kanser gibi durumlarda laparoskopi kontrendikasyon olarak düşünülürken, günümüzde laparoskopi bu tanılarda güvenle kullanılmaktadır.

Kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, yeni geçirilmiş kalp krizi, şiddetli periton ilthabı, şok ve karın fıtıklarında kesinlikle uygulanmaz. Geçirilmiş karın cerrahisi ve karında çok sayıda kesi olması durumunda, karındaki büyük kitlelerde, hasta aşırı şişmansa,geçirilmiş karın estetiği ameliyatı varsa, kanama bozukluğu hastalığı olanlarda, barsak düğümlenmesi ve bazı kalp hastalıklarında da ameliyatın riski çok artmaktadır.

Laparoskopinin riskleri (komplikasyonlar)  nelerdir?

Laparoskopi uygulamaları deneyimli ellerde güvenilir bir ameliyat şeklidir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi laparoskopik ameliyatlarda da işlem ne kadar karmaşıksa, komplikasyon olma olasılığı da o kadar yüksektir.

Küçük laparoskopik girişimlerden sonra %1-2 oranında, büyük operasyonlardan sonra % 3-5 oranında çeşitli komplikasyonlar gelişebilir.

Laparoskopi genel anestezi ile yapıldığından dolayı anestezi komplikasyonları beklenebilir. Ayrıca karbondioksitin aşırı emilmesi ile kalpte ritm bozukluğu ve dolaşım bozukluğu, gaz embolisi ve cilt altında gaz birikmesi(amfizem) görülebilir.

Laparoskopi sırasında mesane, idrar yolları, barsaklar, damarlar, rahim gibi organlar yaralanabilir. Bunların bir kısmını laparoskopik yolla tedavi etmek mümkündür, ancak 2-4/1000 oranında acil olarak açık cerrahiye dönmek gerekebilir.

Büyük damar yaralanmaları hayatı tehdit edebilir. Laparoskopi sırasında ölüm riski 1-5/100000dir. Ancak bilinmelidir ki bu risk, hamilelik nedeniyle ölme riskinden daha düşüktür.

Karın duvarından sokulan trokar yerlerinde hematom oluşumu ve karın içinde enfeksiyon, meydana gelebilecek diğer komplikasyonlar olarak sayılabillir.

Operasyon sonrasında idrar yolu enfeksiyonu, kesi yeri enfeksiyonu, kısa süreli idrar yapma güçlüğü ya da toplar damarlarda tıkanıklık oluşumu görülebilir.

Tüm olası komplikasyonlar düşünüldüğünde, 1-2/100 kadında komplikasyon meydana gelir. Bunların çoğu minör (daha az ciddi olan) komplikasyonlardır.

Operatif laparoskopi de yapılabilecek girişimleri kısıtlayan ,açık ameliyata dönüşü arttıran en önemli faktörler; karın içinde çok fazla ve şiddetli yapışıklıkların olması,karın içinde aşırı ve aktif kanama varlığı,yumurtalık veya rahimdeki kitlenin büyüklüğüdür.