| Kadın Hastalıkları (Jinekoloji) > Adet Ağrıları (Dismenore) |

Adet Ağrıları (Dismenore)

Adet kanaması esnasında ya da hemen öncesinde kasıklarda ortaya çıkan rahatsızlık ve kramp tarzı ağrılara dismenore ya da menstrüel kramp adı verilir.

Kadınların %60ında adet döneminde az veya çok ağrı olur. Ancak yaklaşık %10 kadında adet dönemindeki sancı oldukça şiddetli olur ve kadının 1-3 gün boyunca çoğu durumda kendini iş göremeyecek kadar kötü hissetmesine neden olur. Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniklerine yapılan acil başvurularının yaklaşık %10'u adet sancısı nedeniyle olmaktadır. Türkiye’de yapılan bir araştırmada adölesanların %25.6sının dismenore nedeniyle okullarını aksattığı saptanmıştır. Doğum kontrol hapı kullananlarda ve daha önce vajinal doğum yapmış olanlarda daha az dismenore görülür. Dismenore dahil tüm adetle ilişkili problemler sigara içenlerde daha sık görülür.

Adet Ağrıları (Dismenore)

Dismenore Primer ya da Sekonder Olabilir

Primer Dismenore ilk adet kanamasından kısa süre sonra ortaya çıkan, genellikle genç kadınlarda görülen ve altta yatan patolojik bir nedenin bulunmadığı dismenoredir.Tipik olarak adet kanamasından birkaç saat önce başlar ve genellikle 1-3 günde geçer. Ağrı kramp tarzındadır ve özellikle suprapubik bölgede yoğundur. Ağrı bele ve uyluğa yayılabilir.Ağrıya bulantı, kusma, diyare ve nadir olarak da bayılmalareşlik edebilir. Kramptarzında olan ağrı, abdominal masaj ve hareket değişikliği ile rahatlayabilir.Çoğu kadın, ilk çocuklarına sahip olduktan sonra ağrılı dönemlerinin geçtiğini fark ederler. Bunun nedeni rahim ağzının açılması ya da doğumun rahme kan desteğini ve kas aktivitesini artırması olabilir. Buna rağmen bazı kadınlar ağrı şiddetinde doğum sonrasında da bir değişiklik yaşamazlar.

Fizik muayenede vital bulgular normal olup, dokunmakla suprapubik bölge hassas olabilir, üst karın bölgesinde hassasiyet ve rebound gözlenmez. Jinekolojik muayene sekonder dismenoreye sebep olabilecek hastalıkları bulmak için yapılır. Jinekolojik bimanuel muayenede uterin hassasiyet saptanmasına karşın servikal hareketlerde ve adnekslerin palpasyonunda ağrı oluşmaz. Tanıda en önemli nokta altta yatan pelvik patolojiyi ekarte etmek ve ağrının sıklık şeklini değerlendirmektir.

Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan rahim kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu kasılmalar esnasında rahimde bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yolaçan olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı oluşması olduğu kabul edilmektedir. Başağrısı , bulantı, kusma, bel ağrısı ve ishal gibi kanamaya eşlik eden durumlar prostaglandinlerin sistemik dolaşıma  girmesi ile açıklanabilir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir.

Öte yandan prostaglandin seviyesi, kadınlarda kramp şiddeti ile ilişkili değilmiş gibi görünmektedir. Bazı kadınlar prostaglandin seviyeleri yüksek olsa da kramp yaşamazken, bazıları düşük prostaglandin seviyesine sahip olsalar da şiddetli kramplar yaşar. Uzmanların, prostaglandinlerin yanı sıra diyet, genetik, stres ve farklı vücut tipleri gibi krampların başka nedenleri olması gerektiğini düşünmesinin nedeni de budur.

Sekonder Dismenore primer dismenoreye göre daha ileri yaşlarda ortaya çıkmakla beraber endometriozisin ilk adetten hemen sonra oluşabildiği de unutulmamalıdır.Sekonder dismenore de ağrı adetten birkaç hafta önce başlayabilir ve tüm kanama boyunca devam edebilir.Ağrı genellikle pelvisin daha derininde,künt tarzda hissedilen bir ağrıdır ve bele yayılabilir.

Sekonder dismenorede ağrılı periodlara neden olan spesifik bir hastalık söz konusudur. Ensık görülen nedenlerin başında endometriozis gelmektedir. Ayrıca adenomyozis, kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, bakırlı rahim içi araçlar, yumurtalık kistleri, myomlar, doğumsal pelvik anomaliler ve rahim ağzı girişinin daralmış olması olabilir. Yapılan jinekolojik muayene ve ultrasonografi bu durumların varlığını ortaya çıkarmak içindir, gerekirse ek olarak laparoskopi ve/veya histeroskopi eklenir ve tedavi altta yatan hastalığa göre planlanır.

Primer Dismenorenin Tedavisi

Primer dismenorenin tedavisi esas olarak medikaldir. Orta derecedeki dismenore şikâyetlerinin pek çoğu ağrı kesicilerden fayda görür. En yaygınları steroid yapıda olmayan anti inflamatuar ilaçlardır (NSAİD’ler). Bu ilaçlar prostaglandinlerin üretimini azaltır ya da önler. Nonsteroidal anti inflamatuar özellik taşıyan bu ajanlar menstrusyonun başlaması ile birlikte alınmaya başlanır ve en az 48 saat olmak üzere ortalama ilk 3 gün devam edilir. Adetleri düzenli olan kişiler ağrıların başlamasını beklemeden, adet kanamasından bir gün önce ağrı kesici almaya başlarlar ise ağrıların şiddeti oldukça azalacaktır.

Dismenorenin patofizyolojisinde prostaglandinler rol oynadığı için tedavide NSAID’lerin kullanımı mantıklı olup bunu destekleyen pek çok çalışma vardır. En sık kullanılan antiprostoglandinler; naproksen sodyum 275 mgr, ibuprofen 400 mgr, mefenamik asit 250 mgr, indometazin 25 mgr. Herbiri 4-6 satlik aralıklarla ağızdan kullanılabilir. Peptik ülser ve hipersensivite reaksiyonu başlıca kontredikasyonu oluşturmaktadır. Bu ilaçların tok karnına alınması mideye yönelik yan etkileri azaltır. Eğer NSAID alınamazsa asetaminofen (Tylenol) de ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

Ağrıların çok şiddetli olduğu durumlarda enjeksiyon şeklinde ağrı kesiciler kullanılabilir. Bu durumlarda yatak istirahati ve karın bölgesine sıcak uygulaması fayda sağlayabilir. Bu amaçla içine sıcak su doldurulmuş torbalar kullanılabilir.

Başka bir tedavi yaklaşımı da doğum kontrol hapı kullanılmasıdır. Bunlar prostaglandinlerin yapımını azaltarak krampları engelleyebilir. Eğer doğum kontrol haplarından fayda sağlanmış ise gebelik arzu edilene kadar kullanılabilir. Korunma da isteyen primer dismenoreli olguların tedavisinde idealdir. Uzun süreli ve aralıksız doğum kontrol hapı kullanımı, klasik şekilde kullanımla tedaviye cevap vermeyen hastalarda uygulanabilir.Progesteron içeren doğum kontrol ilaçları da (levonorgestrel içeren rahim içi araç (Mirena) ve depo medroxyprogesteron asetat gibi) tedavide etkin olarak kullanılabilmektedir.

Eğer antiprostoglandinler veya doğum kontrol hapları ile ortalama 4-6 siklus boyunca yapılan tedaviye rağmen sonuç alınamıyorsa endometriozis gibi bir patolojiyi aramak maksadıyla laparoskopi yapılabilir.

Sekonder Dismenorede Tedavi

Sekonder dismenorede tedavi nedene yöneliktir. Sekonder dismenorede tedavide kullanılan non steroidal anti enflamatuar ve hormonal kontraseptiflerin etkinliği primer dismenoreye göre çok daha az olmakta ve asıl tedavi altta yatan patolojinin tedavisine dayanmaktadır.Rahim içi araç(RİA) kullanan olgularda ağrının tedavisinde antiprostoglandinler yararlıdır. Özellikle flufenamik asit, ibuprofen ve naproksen’in, RİA’ya bağlı olarak gelişen dismenore tedavisinde etkili oldukları bilinmektedir.

İlaç Dışında Öneriler

Dismenore alınacak bazı basit önlemler ile bir miktar engellenebilir. Örneğin adet kanaması öncesinde ve esnasında kahve, çay, kola, çukulata gibi kafein içeren gıdalardan, tuz ve şekerden uzak durulması şikayetler üzerinde olumlu etki yaratır. Lif, kalsiyum, soya, meyve ve sebze gibi gıdaların alımının arttırılması ağrıları azaltmaya yardımcı olur. Kabızlığı olanlar bu sancıları daha şiddetli yaşarlar.  Lifli gıdaların bol tüketilmesi kabızlığı önler.

Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir. Günlük olarak yüksek dozlarda magnezyum ve B6 (piridoksin) içeren multivitamin ve mineral, keten tohumu ve balık yağı takviyeleri almakta krampları azaltmada etkilidir.

Dong quai, Angelica sinensis,Meyan (Glycyrrhiza glabra), Karayılan (Cimifuga racemosa),Toki-shakuyaku gibi bitkilerle tedavilerin dismenoreye iyi geldiğine dair az sayıda da olsa yayınlar mevcuttur.

Aşırı yorgun, sinirli kişilerde adet sancısı daha fazla görülür. Bu nedenle kanama esnasında dinlenmek son derece önemlidir. Karın bölgesine masaj yapılması, uzun süre ayakta durmaktan ya da yürüyüş yapmaktan kaçınılması da bu dönemde önerilir.

Ayrıca yoga,egzersiz, akapunktur ve transkutanöz elektriksel sinir stimulasyonu (TENS) ile ilgili pozitif ancak sınırlı sayıda veri bulunmaktadır.Adet ağrısını yatıştırmak için yaygın biçimde kullanılan birçok yoga pozisyonu vardır. Kedi gerinmesi ve pelvik tilt bunlardan ikisidir. Egzersiz, vücudun kendi ağrı kesicileri olan endorfin üretimini arttırarak adet kramplarını azaltmaya yardımcı olabilir. Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu'nun (TENS) dismenore ağrısını yatıştırmanın güvenli ve pratik bir yolu olduğu iddia edilir. Bu tedavide sinir liflerini uyarmak için elektrotlar kullanılır

Cerrahi Tedavi

Tüm bu tedavilere rağmen sonuç alınamazsa cerrahi tedavi düşünülebilir. Rahim alınması çok ciddi bir karardır, etkin ve son aşama bir tedavi olmakla beraber çocuk isteği olan hastalarda uygun değildir. Bu grup hastalarda LUNA (laparoskopik uterin nerve ablation) veya presakral neurektomi ameliyatları yapılabilir.